Psikolojik
savasa meydan okuma
ANLAMLIDIR
Anlamlidir: Son 20 yilin medyasinda, Isçi
Partisi ve Dogu Perinçek disinda,
"solcuyum" diyen örgüt
ve liderleri hedef alan tek bir yazi bulamazsiniz.
Emperyalizmin güdümündeki
holding gazete ve dergilerini tarayiniz,
libos, Fethullahçi, irkçi
köse yazarlarini sabirla okuyunuz,
Isçi Partisi disindaki sosyalist
sol örgütlere karsi tek satira
dahi rastlamayacaksiniz. Sanirsiniz ki,
bütün çamurlar, Isçi
Partisi'ne atmak için imal edilmistir.
ÇARPICIDIR
Çarpicidir: SüperNATO'nun
Türkiye'de sosyalist sola karsi yürüttügü
psikolojik savasta tek bir görev
belirlenmistir: Isçi Partisi'ni
yipratmak! Baska da bir hedef yoktur.
Vardir iddiasinda bulunan tek bir sayfa
yazi getirsin! Psikolojik savas arsivleri
ortadadir, diger sol örgütlerin
esamesi okunmaz, liderlerinin adi bile
bilinmez.
UYARICIDIR
Uyaricidir: Diger bütün sol
parti ve örgütler, en sonunda
Isçi Partisi'ni kusatan unsurlar
olarak degerlendirilir. O kadar ki, ister
bireysel terör yapsinlar, ister anarsist
olsun, isterlerse "Komünistlik"
taslasinlar, en sonunda hepsi satranç
tahtasinda, emperyalist sistemin piyonlari
olarak görülürler. Onlara
düsmanlik yapilmaz, onlarin oksanmasina
özen gösterilir, hatta onlarin
parlatilmasi, sistemin buldugu çarelerden
biridir. Onlarin düstügü
yollarin çikmaz oldugu bilinir.
Solcu ve devrimci olacaksaniz, sistem
size o çikmazlarda çirpinmayi
bir kahramanlik olarak gösterir.
Sistem
için bütün mesele, emperyalizmi
hedef alan, milleti birlestiren, isçi
ve köylü kitlelerini seferber
etmeye yönelik, örgütlü
ve akilli bir mücadelenin gelismesini
önlemektir. Kusatilmasi, yipratilmasi,
bölünmesi gereken solculugun
adresi, bu nedenle hep Isçi Partisi'dir.
Emperyalist ve gerici merkezler, ÖDP,
EMEP, TKP, SDP ve sözümona yasadisi
görüntülü örgütlerin
hepsini Isçi Partisi'ne karsi dolayli
müttefik olarak görmektedirler.
YALNIZ
TÜRKIYE'DE DEGIL
Yalniz Türkiye'de degil, SüperNATO'nun
güdümündeki medya, dünyanin
her yaninda, Türkiye solu denince,
yalniz Isçi Partisi'ni ve önderini
hedef almaktadir. ABD, Avrupa ve diger
ülkelerin yayinlarina bakiniz, arama
motorlarindan giriniz, hep ayni gerçekle
karsilasacaksiniz. Istisnalar kaideyi
bozmaz denir; ancak bu gerçegin
istisnasini bulamayacaksiniz. Psikolojik
savasin kaidesi, o kadar muhkem kaidedir.
Disiplini o kadar saglam disiplindir.
MARMARA
BRIFINGI'NDEN BERI
SüperNATO'nun psikolojik savas merkezi,
mizragin ucunu Isçi Partisi'ne
ve Dogu Perinçek'e yönelten
politikasini, daha Marmara Brifingi'nde
belirlemistir. Marmara Brifingi, 12 Mart
döneminde, 3 Kasim 1972 günü
Ankara'da Marmara Köskü'nde
yapilan Devlet Brifingi'dir. Toplantiya
zamanin Cumhurbaskani Cevdet Sunay dahil,
devlet ricali katilmistir. Org. Turgut
Sunalp'in komutanligindaki Brifing Ekibi,
devlet büyüklerine gizli bir
rapor sunmustur. Bu raporun "Türkiye'de
Asiri Sol Akimlar ve Anarsinin Olusumu"
basligini tasiyan I. Bölümünde,
"Türkiye Ihtilalci Isçi
Köylü Partisi" hakkinda
su degerlendirme yapilmaktadir:
"Milli Demokratik Devrim stratejisini
benimsemis olmasina ragmen, diger örgütlerin
aksine, terörcü, kendiligindenci
ve aceleci eylemlerden kaçinarak,
uzun devrede faaliyet gösteren bu
örgüt, ayni zamanda militani
en çok, teskilati en yaygin olanidir.
(...)
"Asiri sol cephenin genç teorisyenlerinin
en azilisi, en teskilatçisi olan
Dogu Perinçek'tir.(...)"
"Isçi-Köylü-Gençlik
kesimlerinin PDA kültürü
dogrultusunda bilinçlenmesini hedef
olarak seçmislerdir. Bu gayretlerin
sonunda kendilerine sempati duyan bir
kitle yaratmaya da muvaffak olmuslardir."
SÜPERNATO'NUN
SOLDAKI TEK HEDEFI
SüperNATO'nun 34 yil önceki
saptamasi budur. 1980'e kadar Isçi
Partisi disindaki sol örgütler,
SüperNATO tarafindan çesitli
yollardan denetim altina alinmis ve dolayli
müttefik haline getirilmislerdir.
Denetim altina alinamayan tek örgüt,
Türkiye Isçi Köylü
Partisi'dir; bugünkü adiyla
Isçi Partisi'dir. SüperNATO
baglantili, milli olmayan bütün
strateji ve planlarda saptanan budur.
O nedenle psikolojik savasin soldaki tek
hedefi Isçi Partisi olarak belirlenmistir.
PSIKOLOJIK
SAVAS ELEMANLARI
Son 20-25 yilin bütün karargah
sözcüleri, Hiram Abas'lar, Mehmet
Eymür'ler ve digerleri hep bu saptamayi
dillendirirler.
CIA
ile iliskileri artik ayyuka çikan
MIT Daire Baskanlari'ndan Mehmet Eymür,
Perinçek karsitliginin önde
gelen uzmani olarak kullanilmaktadir.
Fethullah
Hoca'nin Zaman gazetesi, Perinçek'e
karsi psikolojik savas arsivi haline gelmistir.
Hadi
Uluengin'e Hürriyet gazetesinde Perinçek
düsmani yazilari nedeniyle maas verildigini
bizzat Hürriyet gazetesi yazarlari
belirtmektedirler.
Dönekler,
Dogu Perinçek'e karsi yalan kitabi
yazmak için "Teskilat"in
kapisinda siraya girdiler. Bir cilt yazana
Datça'da bahçeli bir ev
veriyorlar. Devrimci hayatlarinda "haber
degeri" olmayanlar, dönek olup
Dogu Perinçek hakkinda "hatiralar"
yazinca mansetlere yükseltiliyor.
Bizim partimizde dalkavuk olmasina izin
verilmeyenler, psikolojik savas merkezlerinin
yildizi olmuslardir. Isçi Partisi
ve Dogu Perinçek'e yönelen
psikolojik savas malzemeleri, toplam yüz
klasöre yakin bir hacme ulasmis bulunuyor.
ISÇI
PARTISI NIÇIN BU KADAR ÖNEMLI
O yayinlara baktigim zaman, ne Partimi
taniyabiliyorum, ne arkadaslarimi ve ne
de kendimi. Iste psikolojik savas budur
ve teorisini yapanlar da aynen böyle
tanimlamislardir.
Partimizin
ve Aydinlikçilarin geçmislerine
niçin bu kadar önem verilmektedir?
Aydinlikçilarin tarihi, psikolojik
savas merkezlerinde niçin en önemli
arastirma konusudur? Niçin en büyük
yalanlar, Partimize karsi üretilmektedir?
Niçin böylesine çapli
bir uydurmacilik aygiti kurmuslardir?
Isçi Partisi'ne ve önderlerine
bunca saldiri, sisteme ne kazandiriyor?
Iste
bizim gücümüz, bu sorularin
cevabindadir. Bizim etkimizin büyüklügü,
psikolojik savasin boyutlariyla ölçülebilir.
Isçi Partisi'nin Türkiye'de
emperyalizme karsi biricik seçenek
oldugu bu büyük gerçekte
yatar. O nedenle bize karsi psikolojik
savasin azaldigini görmek, bizi kahreder.
Iste o zaman kendimizi sorgulariz; hatamizi
bulmaya çalisiriz.
BIR'IN
KIRK'TAN BÜYÜKLÜGÜ
Oysa bizim saflarimizda bu psikolojik
savastan yakinanlar vardir. Emperyalizmin
elindeki medyanin büyüklügüne
sik sik gönderme yaparlar. Ben hep
bu arkadaslara Kurtulus Savasi örnegini
anlatirim. Istanbul'da Mustafa Kemal Pasa'ya
küfreden, Kurtulus Savasi'mizin bozguna
ugradigina, hatta Mustafa Kemal Pasa'nin
esir edildigine dair her gün yalan
haberler yayinlayan kaç gazete
vardi? Sayisini ben bilmiyorum. Ama güya
büyüklerdi; alimliydilar; çalimliydilar;
baskilari çoktu. Arkalarini emperyalist
büyük devletlere dayamislardi.
Mustafa Kemal Pasa'nin ise, Ankara'da
elinde bir tek kirik pedalli Hakimiyeti
Milliye vardi. Diyelim ki, kuvvet dengesi
kirk yalana karsi bir gerçekti.
Kirk,
her zaman birden büyük degildir.
Tek gerçek, kirk yalani her zaman
yenmistir. Erzurum'dan, Kars'tan atilan,
Antep, Urfa ve Adana'dan sürülen,
Izmir'den denize dökülen yalan,
21. yüzyilda boyanip yeniden gerçek
haline getirilebilecek midir? Bu soruya
cevap verip, psikolojik savas elemanlarinin
moralini bozmayalim. Onlar da belki insandir.
PSIKOLOJIK
SAVASLA MÜCADELENIN USTASI
Isçi Partisi, neredeyse 40 yildir
SüperNATO'nun psikolojik savasiyla
bogusmaktadir. Bogusa bogusa zirhlandik.
Partimizde, psikolojik savasa karsi bir
uzmanlik birikimi olustu. Ve psikolojik
savasa karsi koyma ustalari yetisti. Bu
ustalarin ustasi Hasan Yalçin'dir.
Üniversite
gençliginin önderi, halk kitlelerinin
örgütleyicisi, teorisyen, parti
önderi, parti okullarinda ögretmen,
hapisanedeki devrimci, Kontrgerilla merkezlerinde
sorgulanan partizan olarak Hasan Yalçin,
büyük tecrübeler kazandi.
Psikolojik savasa karsi mücadele
cephesinde elde edilen birikimin kuskusuz
özel bir degeri vardir. Kivrak zekasiyla,
derin bilgisiyle, mücadele azmiyle,
dürüstlük ve ahlakiyla,
her seyden önce halka ve partiye
bagliligiyla, toplam olarak önderlik
yetenekleriyle Hasan Yalçin, psikolojik
savasa karsi mücadelenin bas ustasidir.
Iste okumanizi salik verdigim kitap, o
bas ustanin birikimini yansitmaktadir.
YALANLA
NASIL MÜCADELE EDILIR
Yalanla nasil mücadele edilir? Sinifli
toplumun, ikiyüzlülük ve
uydurmacilik tarihinin büyük
sorularindan biri de budur.
Yalanin,
psikolojik savas uzmanlarina göre,
binlerce seçenegi vardir. Onlara
göre, yalanin seçenegi yine
yalandir. O yalan yerine bu yalan konabilir.
Devrimciye göre, yalanin tek seçenegi
bulunmaktadir: Dogru!
Aydinlikçilara
"Dogrucu Davut" denmesinin bir
nedeni de budur.
Hasan
Yalçin, psikolojik savasa, ancak
dogru bilgiyle karsi konacagini ispatlamaktadir.
BILMEK
AYIP MI
Türkiye'mizde ne yazik ki yalan o
derece geçerli olmustur ki, dogruyu
savunmak sorgulanir. Aydinlikçilarin
en çok karsilastiklari sorulardan
biri budur: Bilgileri nereden aliyorsunuz?
Oysa
bilgi, dünyayi degistirmek için
gereklidir ve ayni zamanda yalanla mücadelenin
biricik silahidir. "Hayatta en hakiki
yol gösterici", bu nedenle "bilimdir."
Psikolojik savasta uzmanlik, bilimsel
bir uzmanlik degil; bir tür sihirbazliktir;
üç kagitçiliktir; aldatma
yeteneginin gelistirilmesiyle elde edilir.
Psikolojik savasa karsi uzmanlik ise,
bilimle olur. O da yetmez, cesaret de
gerekir. Gerçegi savunmak, her
zaman, ama özellikle tarihin siçrama
dönemlerinde, cesaret ister. Psikolojik
savasa karsi mücadele, o nedenle
ayni zamanda bir cesaret isidir.
HASAN
YALÇIN'IN PSIKOLOJIK SAVAS KITABI
Hasan Yalçin'in "Psikolojik
Savas" baslikli kitabini mutlaka
okuyunuz, gecikmeden, hemen bu hafta okuyunuz.
Kaynak Yayinlari yeni yayimladi. O kitapta,
Hasan Yalçin'in derin bilgi birikimini
ve kuvvetini halka ve devrime bagliliktan
alan cesaretini göreceksiniz.
Bir
egitim kitabi sunulmustur Türkiye
aydinina ve devrimcisine. Ve o egitim
kitabi su sira gereklidir. Çünkü
Türkiye, bir karar anina gitmektedir.
Birden
aklima su soru geldi: SüperNATO'nun
psikolojik savas uzmanlari da, Hasan Yalçin'in
kitabindan yararlanirlar mi?
Orasini
tam bilemem, ama Hasan Yalçin'in
önünde egilmekten baska yapabilecekleri
bir marifetleri yoktur.
CÜMLE
FESAT VE FITNELERINI TOPLASIN GELSINLER
Namik Kemal,
"Felek bütün cefasin toplasin
gelsin
Dönersem kahpeyim millet yolunda
bir azimetten" demisti.
Psikolojik savas merkezi bilmektedir ki,
böyle bir gelenekle çarpismaktadir.
Bütün yalanlarini toplasin gelsinler,
cümle fesat ve fitnelerini üretsinler,
hafif kalir!
Çünkü yalan ve fesatla
dogruyu degistirme basarisina ulasmis
tek bir örnek bulunmamaktadir.
Dogu
Perinçek'in Aydinlik
Dergisindeki
basyazisi
|